Yazın en ortasında en sıcak zamanında tatil fırsatı bulmuşken, ne çok zamanımız vardı ne de az. Üç gün için, daha önce görmediğimiz, pasaport veya vize istemeyen gezilebilecek bir yer bulmamız gerekiyordu ve bir anda ampul yandı! Henüz gitmesek de görmesek de bizim yavru vatanımız olan Kuzey Kıbrıs' ı yerinde incelemek istedik.
Hazırlıklı olunması gereken bazı durumlar var;
İlk gün sabah erkenden havalimanına ulaşıp, arabamızı alıp Girne' deki Riviera Hotel' e gittik. giyinip kuşandıktan sonra ilk durağımıza, Mavi Köşk' e gittik. Rum asıllı İtalyan bir avukat olan Paulo Paolides köşkü 1957 yılında yaptırmış. O zamanların en hızlı silah kaçakçısıymış. Köşkü öyle bir yere yaptırmış ki dışarıdan görmenizin imkanı yok ama manzarası oldukça büyük bir alana hakim. Köşkün içinde tablolar, yılan derisi kaplı sehpalar, bukalemun derisi kaplı içki dolabı, o yıllara göre çok lüks sayılabilecek ayrıntılar vardı. 1974 Barış Harekatı sırasında, daha önceden yaptığı, yatak odasından İngiliz mahallesine açılan bir tüneli patlatarak kaçmış.
Barış Harekatı demişken, Kıbrıs benim için Yavru Vatan diye bildiğim bir yerdi. Gördüğüm yerlerden sonra hiçbirşey bilmediğimi anladım. Kapalı Maraş (Varosha), ikinci gün gittiğimiz yer, savaştan sonra Türk silahlı kuvvetlerine ait olan ama içeride Rumların mülkleri olan, dokunulamayan, terk edilmiş bir mıntıka. İçeriye girip de fotoğraflarını çekemediğiniz, büyük bir tampon bölge. Çok lüks bir tatil beldesinden geriye hayalet şehir kalmış. Burada ilk dumurumuzu yaşadıktan sonra Gazi Mağusa' yı gezdik. Sonradan Lala Mustafa Paşa Cami olan çok güzel bir katedrali var. Hemen yakınında da Namık Kemal' in sürgün edildiği zindana bakabilirsiniz.
İkinci dumurumuzu Barbarlık müzesinde yaşadık. Kocaman bir müze değil, 1963 yılında Rumların Türkleri adadan atma arzusuyla yaptığı baskının yaşandığı bir evi, yaşananların tüm çıplaklığıyla ziyarete açmışlar. Rumların İngilizleri ve Türkleri adadan atma isteği, kargaşaya yol açmış, tarafların anlaşmazlığı Barış Harekatıyla son buldurulmuş ancak hala büyük bir sorunun varlığını adada hissediyorsunuz. Kuzey Kıbrıs' a konulan ambargolar, devlet olarak tanınmamak adalı Türkler' i biraz bezdirmiş. Tek şansları kolayca İngiltere'de okuyabilmeleri.
Gezdiğimiz güzel yerlerden birisi de Zafer Burnu yoluydu. Adanın Kuzeydoğusundaki en uç noktaya giderken bize Ornette , Lana Del Rey , Princess Chelsea eşlik edenlerden bazılarıydı. Dipkarpaz yolunu takip ederek gidebilirsiniz, hatta yol üstünde Golden Beach var, upuzun kumsal, dönüşte tam dinlenmelik!
Birinci gün Mavi Köşk, Girne Kalesi' ni gezdikten sonra ikinci gün Gazi Mağusa' da Barbarlık müzesini, Kapalı Maraş'ı, Salamis Harabeleri'ni, Zafer Burnu' nu gördük ve üçüncü gün kendimize dinlenme vakti ayırdık. Kapalı Maraş' ta çok güzel bir plaj bulmuştuk, Palm Beach Hotel' in hemen yanında, kendimizi Bahamalar' da hayal ederek vakit geçirdik.
Akşam yemeklerini Niazi's Restaurant' larında ve Eziç Restaurant' larında yiyebilirsiniz. Bu arada kumarın ne kadar anlamsız bir eğlence anlayışı olduğunu farkettik. Hızlı vi bilgi dolu geçen üç günün sonunda aydınlanmış ve biraz da dinlenmiş olarak ana vatana döndük :)
Hazırlıklı olunması gereken bazı durumlar var;
- T.C. nüfus cüzdanınızla ülkeye giriş yapın ki pasaportla bir kez giriş yapıldıktan sonra Yunanistan sizi ülkeye almıyor (şimdilik).
- Uçak dış hatlardan kalkıyor, havaalanına ulaşımda çok geç kalmayın.
- Tatil köyünde veya beş yıldızlı otelde konaklamak istemeyene Ağustos ayında bile ucuza konaklanılacak şirin oda-kahvaltı oteller var. Önceden yerinizi ayırtın. Biz Riviera Bungalows Riviera Hotel ve White Pearl Hotel 'de kaldık.
- Ayrıca gezip görülecek yerlere merakınız varsa araba kiralamak en mantıklısı, soldan trafiğe alışmak kolay. Havaalanına teslim araba kiralamak için Rent a car sitesine bakabilirsiniz.
| Mavi Köşk manzarası |
| Lala Mustafa Paşa Cami |
İkinci dumurumuzu Barbarlık müzesinde yaşadık. Kocaman bir müze değil, 1963 yılında Rumların Türkleri adadan atma arzusuyla yaptığı baskının yaşandığı bir evi, yaşananların tüm çıplaklığıyla ziyarete açmışlar. Rumların İngilizleri ve Türkleri adadan atma isteği, kargaşaya yol açmış, tarafların anlaşmazlığı Barış Harekatıyla son buldurulmuş ancak hala büyük bir sorunun varlığını adada hissediyorsunuz. Kuzey Kıbrıs' a konulan ambargolar, devlet olarak tanınmamak adalı Türkler' i biraz bezdirmiş. Tek şansları kolayca İngiltere'de okuyabilmeleri.
| Barbarlık Müzesi |
Gezdiğimiz güzel yerlerden birisi de Zafer Burnu yoluydu. Adanın Kuzeydoğusundaki en uç noktaya giderken bize Ornette , Lana Del Rey , Princess Chelsea eşlik edenlerden bazılarıydı. Dipkarpaz yolunu takip ederek gidebilirsiniz, hatta yol üstünde Golden Beach var, upuzun kumsal, dönüşte tam dinlenmelik!
| Salamis Harabeleri |
Akşam yemeklerini Niazi's Restaurant' larında ve Eziç Restaurant' larında yiyebilirsiniz. Bu arada kumarın ne kadar anlamsız bir eğlence anlayışı olduğunu farkettik. Hızlı vi bilgi dolu geçen üç günün sonunda aydınlanmış ve biraz da dinlenmiş olarak ana vatana döndük :)


